BU SEFER BAĞIMSIZ TÜRKİYE PARTİSİ (BTP)
BTP Mamak İlçe Gençlik Kolları Başkanlığı

Tanım

Bağımsız Türkiye Partisi Mamak İlçe Gençlik Kolları


http://haydarizm.blogcu.com/
5.BİN TÜRK İSLAM FEDAİSİ ÜLKÜCÜ İSRAİLE KARŞI SAVAŞMAYA HAZIR...
...
Merhaba
Selamlar
slm
http://turkiyegercekleri.blogcu.com'a bekleriz
KAHROLSUN İSRAİL...GÜÇLERİ SİLAHSIZLARA YETER...
KAHROLSUN İSRAİL...
Yardım Etmek
BU SEFER Prof.Dr. HAYDAR BAŞ

Bağlantılarım

* Ana Sayfa
* Profilim
* Arşiv
* Arkadaşlarım
* Yeni Mesaj Gazetesi
* Milli Ekonomi Modeli
* Bağımsız Türkiye Partisi
* BTP Ankara Gençlik Kolları

Meltem-TV Canlı

Meltem-Radyo Canlı

Kategoriler


ŞU AN SEÇİM OLSA OYUNUZU HANGİ PARTİDEN YANA KULLANIRSINIZ?
Son Durum
Pollemik - Anket Sitesi
Duyuru panosu
ANKARA - ŞEREFLİKOÇHİSAR - GÜLHÜYÜK -
BTP BELEDİYE BAŞKAN ADAYI ŞAKİR BELLİ

ANKARA İSTANBUL İZMİR
Mail listemize üye olun
EkleÇıkar

BTP’ye bir katılım daha

Malatya’nın Kale İlçesi Belediye Başkanı Elkama Temur, Saadet Partisi’nden istifa ederek BTP’ye katıldı. Temur’a parti rozetini BTP Genel Başkanı Prof. Dr. Baş taktı

 


29 Mart’ta yapılacak yerel seçimlere güçlü bir şekilde hazırlanan Bağımsız Türkiye Partisi’ne diğer siyasi partilerden katılımlar devam ediyor. Malatya’nın Kale ilçesi Belediye Başkanı Elkama Temur, önceki gün İstanbul’da gerçekleştirilen BTP Başkanlık Divan Toplantısı’nda, Saadet Partisi’nden istifa ederek BTP’ye geçti. Düzenlenen törende Temur’a parti rozetini BTP Genel Başkanı Prof. Dr. Haydar Baş taktı.

’Türkiye’yi düzlüğe Milli Ekonomi Modeli çıkaracak’
Katılım töreninin ardından selamlama konuşması yapan Kale Belediye Başkanı Elkama Temur, Prof. Dr. Haydar Baş’ın sistemleştirdiği Milli Ekonomi Modeli ile "Sosyal Devlet, Milli Devlet" projelerinin Türkiye’yi düzlüğe çıkaracak tek sistem olması nedeniyle BTP’yi seçtiğini ve bu projeleri mahalli idarelerde de hayata geçirmek için var gücüyle çalışacağını söyledi.
Üç dönemdir Malatya’nın Kale ilçesinde Belediye Başkanlığı yapan Temur, “Milli Ekonomi Modeli” artık dünyanın birçok ülkesinin kullandığı modeldir. Bu modelin Türkiye’de de çok acilen uygulanması gerekir" diye konuştu.
Bundan sonra hizmetlerine bu kadro ve anlayışla devam edeceğinin altını çizen Temur, "BTP ve Lideriyle beraber olmaktan büyük bir huzur ve mutluluk duyuyorum" şeklinde konuştu.  


Tarih: 20:48, 12/1/2009
Yorum (yok) | Yorum yaz | Bağlantı

Soykırımcı soysuzlar ve yandaşları

Bir iftiradan yola çıkarak bizim ecdadımıza “soykırımcı”  yaftası yapıştırmaya çalışan Avrupa ülkeleri!
Gördünüz mü, tanıdınız mı soykırımcı kimlermiş, hangi inancın sahipleri, hangi kültürün mensupları imiş?
Fark ettiniz mi apaçık soykırımcı Yahudinin arkasında saf tutup, “İsrail savunma hakkını kullanıyor” diyen soysuzları?
Bilmem seçebildiniz mi, masum çoluk–çocuğun üzerine misket bombalarını yağdıran, salkım bombalarını saçan gözü dönmüş canileri?
“Terörle, kimyasal silahlarla mücadele ediyorum” diyerek Okyanus ötesinden gelip Ortadoğu’yu kan gölüne çeviren ABD, san hala terörist mi arıyorsun?
Sonuna kadar destek verdiğin İsrail’in ne türden profesyonel bir terörist olduğunu görmüyor musun?
Bizim özürlü ve özürcü aydınlarımız nerelerde kaldılar?
Gazze’de yaşanan vahşet karşısında vicdanlarında bir sızlama hissediyorlar mı acaba?
Diyalogcularımız da çok sessizler bu sıra.
Yıllardır diyalog adı altında, masum çocukların–kadınların katillerini alkışlayan, onlara daha fazla öldürmelerini, daha vahşice katletmelerini salık veren hahamların sapık inançlarını “üç hak dinden biri” olarak takdim eden hoca–hacı efendiler Gazze’de yaşanan vahşet hakkında bir diyecekleri var mı?
İftar sofralarına davet edip sofra duası yaptırdığınız hahamlar şimdi, Filistin’de en vahşi katliamlara imza atan cellatların duacıları ve teşvikçileri.
Yıllardır söylediğiniz yalanlar, sizin ifadenizle “üç semavi dinin mensuplarından birinin” soykırımı ile orta yere döküldü.
Medeniyet projesi diye peşinden koştuğunuz ve zavallı hacıyı da koşturduğunuz mimsiz medeniyetin mensupları göz göre göre yapılan soykırımın arkasındalar, şimdi ne diyeceksiniz?
“Dinler arası diyalog” tiyatrosu  ile Türk milletinin evlerine sabah–akşam servis ettiğiniz hahamlar, şimdi masum çocukları paramparça eden, kılıçtan geçiren İsrail canilerinin önlerinde ve arkalarında alkış tutuyorlar, daha çok katliamlara imza atmaları için dua ediyorlar.
Bir diyeceğiniz var mı bu konuda?
Biz yanılmışız, milletimizi de yanıltmışız diyerek özür dileyecek mi siniz?
Özürcü yazarlarınız Gazze’deki katliamla ilgili olarak kimden özür dileyecek?
Soykırımcı soysuzları tanımak ve millete tanıtmak için daha kaç yüz bin ton bomba yağması lazım Filistinlilerin üstüne?
Soykırımcı soysuzlar ve yandaşları artık saklanamazsınız.

Tarih: 20:56, 7/1/2009
Yorum (yok) | Yorum yaz | Bağlantı

Göstermelik açıklamalar ve turlar

Başta Türkiye ve dünya suskunluğunu korurken, bu suskunluktan büyük cesaret alan İsrail’in Gazze’de yaptığı sivil katliamının bilançosu da artıyor.
Ölen Filistinli sayısı 600’e doğru hızla yaklaşırken, olumsuz koşullar sebebiyle ölüme yakın olan yaralı sayısı da 3000’i aşmak üzere.
Türkiye’nin ve de İslam ülkelerinin katliamı önleyici ciddi bir girişimde bulunması için daha ne kadar Filistinlinin hunharca katledilmesi gerektiği ise merak konusu…
Başbakanımız o ülke bu ülke dolaşıyor. Bir takım görüşmeler yapıyor, temaslarda bulunuyor...
Eğer bu görüşmeler İsrail’in katliamı durdurması içinse, adama sormazlar mı ki, “siz ne yaptınız ki bizden bir şey istiyorsunuz?”
Gazze’yi vuran uçakların pilotları Konya semalarında eğitildi ve bu eğitim devam ediyor, buna dur denildi mi?
Erbakan zamanında imzalanan savunma ve istihbarat anlaşmalarının hangisi askıya alındı?
İsrail’le yapılan işlerden hangisinden geri dönüldü?
İsrail’e bir kınama cezası bile veremeyen BM’ye ne tür bir tavır alındı?
Sayın Başbakan, “Lanet olsun şu içimdeki ABD sevgisine” diyerek BOP eşbaşkanlığından istifa etti mi?
Sayın Başbakan, Yahudi düşünce kuruluşlarından aldığı cesaret madalyalarını hiç geri iade etti mi?
İsrail’in bombardımana başlamasından beş gün önce İsrail Başbakanı Olmert ile beş saat ne görüştü hiç açıkladı mı?
Başbakan biraz kınama ve birkaç da tribünlere yönelik sert çıkış dışında Gazze katliamı ile ilgili ne tür bir önlem aldı?
Sayın Başbakan siz yapabileceğiniz bu ve benzeri atılabilecek birçok adımı pratik olarak atmazken, üstelik Gazzeli Müslüman kardeşlerimiz toplu kıyıma tabi tutulduğu şu günlerde bile İsrail’e ihale verirken bu ziyaretlerinizde neyi anlatıyorsunuz, ne talep ediyorsunuz?
Siz üzerinize düşeni yaptınız mı ki başkasından adım atmasını bekliyorsunuz?
Filistinli kardeşlerimiz katledilirken, bırakın eski anlaşmaları askıya almayı, bu vahşet tablosunda bile, katledenlere ihale veren irade olarak Suudi Arabistan’dan, Suriye’den, Mısır’dan bir şey istemeye hiç yüzünüz var mı?
Bu kadar kendinizi yormanıza, yırtmanıza, kilometrelerce yol kat etmenize hiç gerek yok. Hatta odanızdan çıkmanıza bile gerek yok. Oturduğunuz yerden, yukarıda saydığım adımlardan bir ya da ikisini attığınız anda İsrail katliamlarını durduracaktır.
Deneyin görün. Konya’daki uçuşları iptal edin bakın ne oluyor.
Tabii bu saydıklarım eğer siz gerçekten İsrail saldırılarını durmak için dolaşıyorsanız geçerli.
Eğer farklı bir gaye için, BOP projesinin taşeronluğu çerçevesinde dolaşıyorsanız, gittiğiniz bu ülkeleri İsrail’in taşkınlıklarına karşı sakin olmaya davet ediyorsanız durum değişir.
Böyle bir durum sözün bittiği ve takdirin bu vahşetten gerçekten rahatsızlık duyan, gözyaşı döken aziz Türk milletine bırakılması gereken bir durumdur.
Türkiye’nin Başbakanı ülke ülke dolaşıyorken, görünüşte sert açıklamalar yapıyorken, İsrail’in katliamlarına hız vererek devam etmesi ister istemez bunları düşündürüyor.

Tarih: 20:45, 7/1/2009
Yorum (1) | Yorum yaz | Bağlantı

İsrail’in yanında, kendini de tel’in et hey koca ist

Hacca gidenler bilir… Arafat ve Müzdelife vakfelerinden sonra bayram günlerinde Mina’da şeytan taşlanır. Taşlama günlerinde şu ikaz dolaşır kulaktan kulağa: Nefsini de taşla! Mina’daki şeytanların yanısıra biraz da nefsini taşla hacı efendi, diye ikaz eder erbab–ı hikmet!
Filistin’deki İsrail katliamı sonrası başta ülkemiz olmak üzere dünyanın dört bir tarafında yaygınlaşan Filistin’e destek nümayişleri ve İsrail’i tel’in mitingleri sebebiyle aklıma düştü bu hikmet…
Meydanlarda İsrail’i tel’in ederken, seccaden üzerinde biraz da kendini tel’in et muhterem hacı efendi, hoca efendi, siyasetçi efendi! Muhterem istismarcı! Biraz da kendini tel’in et ve kendine dön… Ki bak o zaman, nasıl İsrail kaçacak delik arıyor… Kobra yılanının ağzında çırpınan masum bıldırcın gibi çabalayan Filistin’li, nasıl İsrail’in ağzından kurtuluyor!
Niye mi, meydanlarda İsrail’i tel’in ederken, seccaden üzerinde biraz da kendini tel’in et muhterem hacı efendi, hoca efendi, siyasetçi efendi diyorum?!
Filistin katliamının daha ilk saatlerinde ne yazmıştım; bu soykırım bir rastlantı değil… BOP ve Arz–ı Mev’ud planı ekseninde bir katliam ve işgal!
Meydanlarda tel’in nümayişleri yapanlar, acaba, BOP ekseninde İsrail ile işbirliği halindekileri siyasileri, BOP’un eşbaşkanı olduğunu deklare den Başbakan R. T. Erdoğan’ın yaşanan İsrail vahşetindeki alengirli vaziyetini örtmüş olmuyorlar mı?!
Araştırın soruşturun bakalım, İsrail ile TBMM’ye dahi kapalı 20 tane gizli anlaşmayı kimler imzaladı?!
Çevik Bir, İsrail ile anlaşmaları hangi hükümet adına imzaladı?! Hangi hükümet, bu işbirliği anlaşmalarından milletimizi haberdar etmek yerine sümenaltı etti?! İstihbarat Güvenlik/Gizlilik Anlaşması, F4–F16 Savaş Uçaklarının Modernizasyonu Projesi Anlaşması, Terörizm ve Diğer Suçlarla Mücadelede İşbirliği Anlaşması, Serbest Ticaret Alanı Anlaşması (Gümrüklerin Sıfırlanması) anlaşmalardan bazıları…
Türkiye ile İsrail arasında Savunma Sanayi İşbirliği Anlaşması’nı imzalayan 54. hükümetin Başbakan’ı kimdi?! Muhterem Başbakan Necmettin Erbakan, 54. hükümetin hangi koltuğunda oturuyordu?!
Merhum Gaziantep Milletvekili Mustafa Taşar, TBMM başkanlığına, “Başbakan Sayın Necmettin Erbakan tararından yazılı olarak cevaplandırılması hususunda delaletlerinizi arz ederim” diyerek şu soruyu yöneltti: Türkiye ile İsrail arasında Askeri Eğitim ve İşbirliği anlaşmasını iptal edecek misiniz?
14 Ağustos 1996 tarih ve 1996/695–MD sayıyla Refahyol hükümeti ve Başbakan Erbakan adına, Devlet Bakanı Lütfü Esengün imza ve üst yazısıyla, “Türkiye ile İsrail arasında 23 Şubat 1996 tarihinde imzalanan “Askeri Eğitim İşbirliği Anlaşması”nın iptaline ilişkin alınmış herhangi bir karar bulunmamaktadır. Anılan Anlaşma, iki ülke arasında askeri eğitim işbirliğini tesis etmeyi amaçlamakta olup, askeri eğitim kuruluşları arasında işbirliğinin prensiplerini kapsamaktadır. Bu tür anlaşmaların ruhunda karşılıklılık ve karşılıklı yarar esastır. Anlaşmanın ülkemiz çıkarları açısından yararlı olduğu değerlendirilmektedir” cevabı verildi. Bu tarihî belgeler TBMM zabıtlarında mevcuttur… Refahyol hükümeti ve o zamanki Erbakan, bu anlaşmaların “ülkemiz çıkarları açısından yararlı olduğu” görüşündedir. Bu görüşün sahipleri, her Filistin katliamını ardından İsrail’i tel’in nümayişlerinde boy göstermektedirler.
İsrail ile olan ilişki ve işbirliğindeki bu vaziyet, Erdoğan hükümetleri döneminde daha da geliştirildi… Bugün Türk hükümetinin açtığı birçok Savunma Sanayi ihalesi, İsrail’li firmalara verildi. Türk hükümeti, henüz üç–beş gün önce, RF–4E uçaklarına yerleştirilecek Pod ihalesini, bir önceki halede yükümlülüklerini yerine getirmeyen ve ürünü reddedilen İsrailli Elbit firmasına verdi. Firma, El–Op konsorsiyumunun alt firması olduğu için, İsrail, sümen altından işleri yürütüyor… Kimin eli kimin cebinde belli!
Bütün bu alengirli işlere göz yumanlar, alengirli anlaşmaları ve işleri çevirenler, bir yandan da meydanlarda tel’in mitinglerinde boy gösteriyorlar.
Müslümanların canı, kanı ve vatanı üzerindeki bu “İslam görüntülü istismar” sürdükçe, ne ülkemiz, ne de bölgemiz iflah olmaz... Bütün bu gerçeklerin farkında olan ve milletimiz, bölgemiz ve insanlığa barış getirecek modeli ve projesi bulunan bir tek parti vardır; o da BTP’dir. O halde 1– Türk milleti, önce bu istismarcıları fark etmeli ve yerel seçimlerde sandığa gömmelidir. 2– İstismarcılar da gerçekten vebalden kurtulmak istiyor iseler; İsrail’i tel’in ettikleri kadar kendilerini de tel’in etmelidir. 3– Erdoğan, BOP eş başkanlığı misyonundan, varsa böyle bir teamül, istifa ettiğini deklare etmelidir. 4– Filistin’de yaşanan bu insanlık kıyımı karşısında öncelikle, İsrail ile yapılan anlaşmalar askıya alınmalıdır. 5– BM nezdinde acilen girişimlerde bulunulup bölgede derhal bir “tampon bölge” oluşturularak oraya Türk Barış Gücü yerleştirilmesi sağlanmalıdır. 6– Türk Barış Gücü denetiminde olacak bu tampon bölge, Filistinlilere yardım, insanî hizmet ve yaralarını sarma üssü olarak kullanılmalıdır.
Sekerat’ül mevt halinde kelime–i şehadet getiren ölü misali, şayet AKP hükümeti, gerçekten milletimiz ve bölgemiz hayrına bir adım atacak ise bunları acilen uygulamaya koymalıdır... Gerisi istismar ve tiyatrodan öteye geçmez.

Tarih: 21:32, 6/1/2009
Yorum (1) | Yorum yaz | Bağlantı

NEDEN BABA

Yıl 2060 kızım 18, ben 47 yaşındayım... 'Baba bizim bayrağımızda sizin zamanınızda Ay-yıldız varmış neden şimdi haç işareti ve anlamını bilmediğim renkler var? 2 arkadaş okulda tavan arasında eski bir atlas bulmuştuk, o atlasta gördük daha önce Edirne'den Kars'a kadar Türkiye toprağı imiş, şimdi neden oharitanın 1/5'ine Türkiye diyoruz? Eskiden her mahallede 1–2 cami varken, şimdi neden her ilde bir cami var, dedem bahsetmişti daha önce ezan denen bir şey varmış, günde 5 defa camilerden okunurmuş şimdi bu çan sesleri ne baba? Filistinlilerin zamanında topraklarınıparça parça satarak İsrail'in kurulmasına sebep olduklarını hiç mi bir yerde okumadınız da, topraklarımızı sattırıp şimdi bu ufacık alana bizi hapsettiniz? Siz atalarınızdan böyle mi aldınız bu toprakları ? emaneti böyle mi korudunuz? Günden güne topraklarımız satılırken siz uyuyor muydunuz baba? Baba küçükken herkesin beni Ayşegül diye çağırdığını hatırlar gibiyim şimdi neden bana Angel diyorlar, beni kulağıma Angel ismini ezanla sen mi söyledin? Bizim evin önünden tanklarla geçen Amerikan askerleri kim baba? Her gün bize hakaret ederek ve sizi her gördükleri yerde coplayarakdemokrasi! mi getirdilerbaba? Bize okulda demokrasinin tanımını daha farklı öğretiler sanki Elime geçen gün bir kitap geçti baba, senin gençliğinden kalan. Biz Ankara'ya taşınmazdan önce memleketimizin ismi Gaziantep'miş ve 6317şehit vererek 'Gazi' lik ünvanını kazanmış. Neden şimdi oraya kürdistandiyorlar baba. Baba hani sizlere kürtlerle Türkler kardeştir demişler, peki kardeşlerim neden bizi öldürüp ülkemizde ayrıdevlet kurdular. Baba o kitapta Atatürk diye birinden de bahsetmişti. O her kimse1933'te Bursa'da bir nutuk vermiş, ben şimdi bile ne kastettiğini anlayabiliyorken, sizin gençliğiniz bu kadar mı cahildi de o uyarıları dikkate almadınız? Şimdiki kürdistan toprağında yer alan Süleymaniye'de askerimizin başına çuval geçirmişler ve sen o dönemde gençtin, hiç mi kanın donmadı baba? Neden hesapsormadınız? Bunları görmezden gelen yöneticilerinize? O az önce bahsettiğim Atatürk size bir hitabe yazmış ve sizi hainyöneticilere ve uşaklara karşı uyarmış ve hitabenin sonunda da 'Muhtaç olduğun kudret damarlarındaki asil kanda mevcuttur' demiş. Baba kanınız o kadar bozuk mu ki ülkemizi bu hale getirenlerin yakasına yapışmadınız? Baba Türkiyeli ne demek? Biz Türk çocuğu değil miyiz? Soyumuz bellideğil mi bizim? O kitapta okumuştum 'Ne mutlu Türküm diyene' yazıyordu. Peki, baba ben neden mutlu değilim? Türküm demek suçsa ve kötü bir şeyse siz eskiden nedensöylerdiniz? Baba biz Kurtuluş Savaşı denen bir şey yaşamışız. Kitaba göredünyanın gördüğü enşanlı savaşmış ve o savaşta 4 milyon şehit vermişiz. Madem bu vatandan bu kadar kolay vazgeçecektiniz de neden o kadar şehit verdiniz? Hiç mi kitap okumadınız? Hiç mi sizi uyaran olmadı, hiç migöremediniz ülkemizin peşkeşçekildiğini? eğer farkında olduysanız ve duygusuzca evinizde oturduysanız sizin o hainlerden ne farkınız kaldı? Allah'ın huzuruna hangi yüzleçıkacaksınız baba. 'Vatansevgisi imandandır' diye bir hadis varken hadi diyelim ki Türklüğünüzden vazgeçtiniz bari İslam'ın emrine uysaydınız. Senin eski cd'lerden dinledim baba, bizim de bir İstiklal Marşı'mız varmış. O marşı yanlızcakörü körüne mi ezberlediniz? Atalarımız sizi her fırsatta uyarmış, demiş ki 'Ey Türk titre ve kendine dön'. Baba ne zaman titreyeceksiniz? Ankara'yı da kaybettikten sonra mı? Bundan13 yıl önce titremediyseniz eğer artık hiç bir şey titretemez sizi. Baba sen son bağımsız olan Türkiye Cumhuriyetini gördün. 'Ya devletbaşa, ya kuzgunleşe' diyebilecek bir Hasan Tahsin, bir Şehit Şahin, bir Sütçü İmam yokmuydu aranızda? Yazıklar olsun baba sizin gençliğinize! Bu günleri göreceğime hiç doğmasaydım baba. Türklüğünüzden utanmadınız hiç olmazsa insanlığınızdan utansaydınız baba. Bu vatan göz göre göre altınızdan kayarken hiç olmazsa ŞEREFİNİZLE ÖLEMEDİNİZ Mİ? HER GÜNÜM CENAZE HER GÜNÜM ŞEHiT. BUNLARIN SEBEBİ BİR İT OĞLU İT. UYAN TÜRK EVLADI UYUMA UYAN OTUZ KUPONA ALINMADI BU VATAN PKK'YA KARŞI BİR DAMLA BİLE OLSA DÜŞMANLIĞIN VARSA BU MESAJI HERKESE İLET Savaş resmen başlamış bulunmaktadır!!! Hala boğazından coca-cola geçebiliyorsa hala mcdonald s ta hamburger yiyebiliyosan hala marlboro içiyosan!! Lanet et kendine! Kökenin ne olursa olsun ŞEHİTLERİMiZE üzülüyorsan Amerika ya para verip pkk'ya silah yollamalarına izin verme!!! Topluboykot hareketi zamanı hepimiz birlik olalım!!!

Tarih: 20:15, 5/1/2009
Yorum (yok) | Yorum yaz | Bağlantı
Tekirdağ Siteleri

<- Son Sayfa | Sonraki Sayfa ->